Dinç bir zihinle, kendi seçimlerinizle.
Emekliliğe hazırlananlar, emekli olanlar ve sorumlulukları azalanlar için kişiye özel bir yol arkadaşlığı.
Aşağıdaki cümlelerden birinde kendinizi bulabilirsiniz.
"Ben şimdi kimim, ne yapacağım?" diye sık sık düşünüyorsunuz.
Hayat boyu başkaları için yaşadınız; kendiniz için bir yön arıyorsunuz.
İsimleri, tarihleri eskisi gibi hızlı hatırlayamadığınızı fark ediyor, "Eyvah, hafızam mı zayıflıyor?" diye endişeleniyorsunuz.
Çocuklar büyüdü, sorumluluklar azaldı; kendinize yeni bir yaşam kurmak istiyorsunuz.
İçinizde hâlâ üretmek, öğrenmek ve gelişmek isteyen bir taraf olduğunu hissediyorsunuz.
Üçüncü yaş, çalışma yaşamının ve büyük sorumlulukların geride kaldığı; başkalarının beklentilerinin değil, kendi seçimlerinizin yön belirlediği bir özgürlük dönemidir. Bir geri çekilme değil; bilinçli bir yön değişimi, canlanma ve yeniden şekillenme fırsatıdır.
Üçüncü Yaş Koçluğu, yaşamınızın bu yeni döneminde kendi değerlerinizi, güçlü yanlarınızı ve hayatınızın anlamını keşfetmenize yardım eder. Yeni yaşamınızı somut adımlarla tasarlamanız için doğru soruları sorarak eşlik edilen kişiye özel bir rehberlik sürecidir.
Çalışma yaşamını geride bırakanlar, sorumlulukları azalanlar ve yeni dönemini bilinçle tasarlamak isteyenler.
10 haftalık program: Haftada bir, 60 dakikalık online bireysel görüşme. İhtiyaçlarınıza göre kişiye özel tasarlanır.
İnsan beyni, yaşam boyu kendini yeniden düzenleyebilen bir organdır. Nörobilim bu kapasiteyi ‘nöroplastisite’ olarak adlandırır. Yaş alan zihin de bu yeteneği korur; doğru egzersizlerle hafıza, dikkat, odaklanma ve bilişsel esneklik desteklenebilir.
Tıpkı kaslar gibi, beyin de kullanıldıkça gelişir, ihmal edildiğinde zayıflar. Her öğrendiğimiz yeni bilgi, hatırlamayı güçlendiren yeni sinirsel bağlantılar kurar. Ve daha iyi bir beyin, her zaman daha iyi bir hayatı beraberinde getirir.
Hafızasını ve dikkatini dinç tutmak isteyen herkes, özellikle yaş alma sürecini bilinçli yaşamak isteyenler.
10 haftalık program: Haftada bir, 60 dakikalık online bireysel görüşme. Seanslar arasında uygulayacağınız kişiye özel bilişsel egzersizler ve günlük zihin alışkanlıklarıyla desteklenir.
Süreci tanımak, ihtiyaçlarınızı konuşmak ve birlikte nasıl ilerleyebileceğimizi değerlendirmek için ücretsiz bir ön görüşme planlayabilirsiniz.
Ben Havva Can Göksu. Yıllarca gazetecilik yaptım. Gazete ve televizyonlarda muhabir, editör ve yönetici olarak çalıştım. Yaptığım işi o kadar sevmiştim ki “ben başka bir iş yapamam” diye düşünürdüm. Gazeteciliği bırakmak zorunda kaldığımda, çalışma hayatımın da bittiğini sandım.
Ama içimdeki “çalışmak istiyorum” sesi hiç susmadı.
Gıda sektörüne adım attım. Benim için büyük, piyasa için küçük yatırımlar yaptım. Ama yaptığım işi sevemedim. Bıraktım. Bir süre ne yapacağımı bilemedim.
Bir merakımın peşine düştüm: Beyin. Beyinle ilgili kitapları, araştırmaları severek okurdum. Bu kez merakımı belli bir disiplin içinde geliştirmeye karar verdim ve eğitim almaya başladım.
Aldığım eğitim aslında nörobilim temelinde koçlukla ilgiliydi. Bu kez “Koçluk nedir?” diye merak ettim ve doğrudan koçluk eğitimine başladım. Zamanım vardı, öğrenmek güzeldi. Sadece merakla başladığım bu yolculuk büyüdü, profesyonel koçluk programını tamamladım.
Eğitim sürecinde, hocamın ısrarıyla bir koçluk seansına ben de danışan olarak girdim. Aslında pek de istememiştim. Açılış cümlem şuydu:
“İşsizim… En sevdiğim işi koşullar nedeniyle rafa kaldırdım, şimdi ne yapacağımı bilmiyorum.”
Görüşme sona erdiğinde içimde çok net bir cümle vardı: Ben koç olmalıyım. Ama benim gibi yaşamın ikinci yarısında olanlar için.
Çünkü ben de tam o noktadaydım. Üçüncü yaşa adım atmıştım. Bu kapıdan ben de geçmiştim; ardında neler olduğunu biliyordum.
Sonra hafıza geldi. Herkesin ve benim en büyük korkum: Unutkanlık.
Hafızayı korumak, geliştirmek, zihni dinç tutmak özel ilgi alanıma dönüştü. Bu kez beyin antrenörlüğü eğitimi aldım. Böylece iki uzmanlık yan yana geldi: Yaşamı yeniden tasarlamak ve zihni dinç tutmak.
Hayatımın ikinci yarısında, benimle aynı geçişleri yaşayan yaşıtlarıma yol arkadaşlığı yapıyorum. Onların kendi keşiflerine, farkındalıklarına ve yeni dönemlerinin tasarımına eşlik ediyorum.
Ve şunu söyleyebilirim: Üçüncü Yaş Koçluğu ve Beyin Antrenörlüğü gazetecilik yıllarımı aratmıyor. Belki de yıllar önce kendime sorduğum “şimdi ne yapacağım?” sorusunu her gün yanıtlıyorum.
Çalışma yaşamının ardından gelen bu dönem, kendi seçimlerinizin yön belirlediği en özgür yıllardır. Yaş almak bir kayıp değil; bir dönüşümdür.
Bir koç olarak doğru zamanda doğru soruları sorarım; yanıtlar zaten içinizde, biz onları görünür kılarız.
Zihni dinç tutmak yalnızca hafıza için değil; anlamlı, üreten ve özgür bir yaşam için de gereklidir.
Pazar sabahı, bir kahve eşliğinde okuyabileceğiniz uzunlukta. İstediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.
Spam göndermiyoruz. Sadece haftalık yazı, ara sıra atölye duyurusu.
Görüşme öncesi merak ettikleriniz, yazılara dair düşünceleriniz ya da bana doğrudan iletmek istediğiniz her şeyi yazabilirsiniz. Mesajınız sadece bana ulaşır.